ROBOTİK CERRAHİ SONRASI İYİLEŞME SÜRECİ NASIL İLERLİYOR?
Robotik cerrahi bir tedavi süreci yönetimidir ve bu süreç tamamlandığında hastalar yaşamlarını eskiye nazaran çok yüksek standartlarda yaşamaya başlarlar. Robotik cerrahi sayesinde bu süreç kısalır ve hastalar istedikleri gibi merdiven çıkmaya, yürümeye, hareket etmeye klasik protez cerrahisi tedavilerinde olandan daha hızlı başlarlar. Tek bir operasyon ile tamamlanan robotik cerrahi ile hem doktorlar daha kısa sürede daha verimli çalışırlar hem de hastalar çok daha hızlı iyileşerek özgürce hareket edebildikleri günlerin tadını çıkarmaya başlarlar.
Robotik cerrahinin ardından hastaların toparlanıp hastaneden çıkma süreleri oldukça kısadır. Klasik cerrahi yöntemlerle uygulanan protez cerrahisinin ardından bu süre uzayabilmektedir. Robotik protez cerrahisinin bitiminden sonra ise çok kısa süre içerisinde hastalar taburcu edilebilmektedir.
Robotik Cerrahinin Ardından
Hastanın taburcu olmasını takip eden süreçte ilk etap iyileşme döneminde walker (yürüteç) ile destek alarak yürünmesinde fayda var. Robotik protez cerrahisinin ardından hastaların uzun süre yatar pozisyonda, uzanarak hareket etmeden yaşamlarını sürdürmeleri gibi bir gereklilik söz konusu değildir ve önerilmez. Aksine, robotik cerrahinin amaçlarından birisi; hızla iyileşme sürecini tamamlanmasını sağlamaktır.
Robotik Cerrahi Sonrası Ağrı Olur mu?
Robotik diz ve kalça protezi cerrahisi tüm protez cerrahilerinin arasında en mükemmeliyetçi olan yöntemdir. Buradan hareketle robotik cerrahiyi takip eden iyileşme süreci içerisinde hastaların şiddetli herhangi bir ağrı ile karşılaşma ihtimali çok ama çok düşüktür. İyileşme süresi olarak adlandırılan kısa süreç dahilinde doktorun tavsiyelerine uyulmaması durumunda birtakım ağrıların yaşanması ihtimali elbette mevcuttur ancak bu ihtimal dahi, söz konusu robotik diz/robotik kalça protezi tedavisi olduğunda, gayet düşüktür.
Robotla robotik cerrahi teknolojisi ile doktorlar ameliyat bölgesini detaylı ve net bir şekilde görebilirler. Bu sayede protezi eklem bölgesine en iyi şekilde yerleştirirler ve hastanın hareket edebilme yetilerine mükemmel şekilde adapte ederler. Bu sayede yaşanma ihtimali düşük olan ağrıların şiddetinin ancak hastayı büyük oranda rahatsız etmeyecek düzeyde olabileceğini söyleyebiliriz.